Klein-Levin Hibernasyon Sendromu (Uyuyan Güzel Hastalığı)
Genel Bilgiler: Patoloji ve Mekanizma
Kleine-Levin sendromu (KLS) veya uyuyan güzel, insan kış uykusu hastalığı adları ile anılan oldukça nadir görülen nörolojik-psikiyatrik bir bozukluktur. Genellikle ergenlik çağında ve erkek bireylerde daha sık rastlanır. Hastaların %70'i ergen erkeklerden oluşmaktadır. Ergenlik döneminde sıklıkla rastlanmasına rağmen yetişkinler ve çocuklarda da gözlemlenmektedir.
Hastalığa neden olan kesin bir etken bilinmemektedir bazı enfeksiyon ve travmaların ana etken olduğu düşünülmektedir. Viral-bakteriyel enfeksiyon ve kafa travması harici santral sinir sistemi hastalıkları, aşırı prolaktin, büyüme hormonu ve tiroid hormonları fazlalığı, psikojenik stres, madde ve uyarıcı kullanımı, ventrikül tümörler, nörotransmitter dengesizlikleri etiyoloji arasında yer alır. Etiyopatogenezi muhtemel sayılan etiyolojilere kıyasla kesin bir çıkarım ile bilinemez. Etiyolojisinde herhangi bir patoloji tespit edilemeyen birçok sayıda Kleine-Levin sendromlu hasta kaydedilmiştir. Genellikle hastaların biyokimya, hemogram ve hormon testlerinde anormal değerler tespit edilmemektedir.
Aşırı uyuma isteği yanı sıra buna eşlik eden
zihin bozukluğu (konfüzyon), unutkanlık (amnezi), aşırı yemek yeme (hiperfaji), sinirlilik (agresyon), dikkat eksikliği, orantısız ve yaşa uymayan davranış bozuklukları (kompülsif veya duygudurum bozuklukları), zaman-mekan algısında bozukluk (dezoryantasyon) sıklıkla gözlemlenir. Birbirini tekrarlayan ataklar halinde veya yılda en az 2 en fazla 12 sefer olacak şekilde minimum 3 ile maksimum 21 gün boyunca süren ataklara sahiptir. Genellikle hastalık 8 ile 14 yıl kadar aralıklar ile sürebilir zaman zaman sessizleşebilir ve aniden tekrar nüksedebilir. Günde yirmi saat uyku (veya 15-22 saat) gözlemlenmekte, diğer fizyolojik ihtiyaçlar ise kendine olmadan, yarı bilinç ile yapılıp tekrar uyunmaktadır. Kişiler uykuya daldıktan sonra farklı bir boyuta geçmiş gibi veya bellekleri silinmiş gibi hissedebilir. Uyku süresinin uzunluğuna rağmen yemek konusunda aşırı istek karakterize olarak gözlemlenmektedir.
Belirti ve Semptomlar
Hastalığın nedenleri ve belirtileri için kesin bir söz söylemek yanlıştır. Genellikle hastalığa sahip kişilerin geçirdikleri ataklarda sıklıkla:
Aşırı uyku hali ve uyuma isteği (hipersomnia) günde 21 saate varan yataktan çıkmama hali
* Zihin bozukluğu (konfüzyon), anlam verememe, uyku mahmurluğu,
* Unutkanlık (amnezi), kısa süreli hafıza bozukluğu,
* Aşırı yemek yeme (hiperfaji), yemek yeme konusunda kontrolü sağlayamama,
* Sinirlilik (agresyon), aşırı tepki (irritabilite) veya çevre ile anormal derecede ilgisizlik (apati).
* Dikkat eksikliği, orantısız ve yaşa uymayan davranış bozuklukları (kompulsif veya duygudurum bozuklukları),
* Spesifik bir derealizasyon hissi (algının değiştiği rüya benzeri bir durum),
* Zaman-mekan algısında bozukluk (dezoryantasyon) sıklıkla gözlemlenir.
Yukarıda sayılan belirtiler kadar olmamak ile birlikte aşağıdaki belirtiler de gözükebilir:
* Çocukça davranışlar, ağlama ve bağırma krizleri,
* Depersonalizasyon (kişinin vücudunun tümü ya da bir kısmına yabancılaşması şeklinde daha farklı bir algılayış içine girme durumu),
* Saldırganlık, öfke bozuklukları, sinirlilik ile karakterize anormal davranışlar,
* Konuşma ve kendini ifade etme bozuklukları, konuşma isteğinde azalma,
* Depresif ruh hali, tekrarlayan depresyon atakları, hayata karşı bir öfke, hayata küsme,
* Halüsinasyon ve kabuslar görme, kaynağı belli olmayan korku,
* Kaygı bozukluğu (anksiyete), huzursuzluk.
Hastalığın başka komplikasyonlara neden olabileceği düşünülmektedir. Tedavi sırasında belirtiler titizlikle takip edilmelidir.
Hastalıkla İlişkili Genler, Etken Faktörler ve Risk Faktörleri
JAMA Neurology tarafından yayımlanan bir araştırmada, iki kardeşte gözüken tipik Kleine-Levin sendromu incelemesinde HLA-DR2 ve DQ1 antijenlerini sahip oldukları ve haplotipini paylaştıkları görülmüştür. American Academy of Neurology tarafından yapılan incelemede Kleine-Levin sendromuna sahip ve ailesel ilişkisi olmayan 30 hastada HLA-DQB1, triptofan hidroksilaz (TpH) ve katekol-O-metiltransferaz (COMT) gen polimorfizmlerini analiz edilmiştir. Genotip verileri, normal bir kontrol popülasyonundan alınan verilerle karşılaştırılmıştır. Hastalarda HLA-DQB1 allellinde artış tespit edilmiştir. Bu bulgular, Kleine-Levin sendromu için otoimmün etiyolojiyi düşündürmektedir.
Teşhis Yöntemleri
Kleine-Levin sendromu (KLS) için anamnez (hasta öyküsü) dinlenir ve aile, akraba, arkadaş veya hasta ile yakından ilgilenen kişilerin gözlemlerine bakılır. Yapısal beyin görüntüleme, beyin omurilik sıvısı, biyokimya ve hemogram (tam kan sayımı) testleri ve serolojik inflamatuar belirteçleri ayırıcı ve dikkate değer değildir. Epileptik aktivite olmaksızın epizotlar sırasında vakaların %70'inde EEG yavaşlaması kaydedilmektedir. Fonksiyonel beyin görüntüleme (beyin sintigrafisi veya TEP taraması) sıklıkla, özellikle epizodlar arasında elde edilen görüntülerle karşılaştırıldığında, esas olarak talamik, hipotalamik ve frontotemporal ilişkisel alanlarda odaklanan hipoperfüzyon ve hipometabolizma gözükür. Bazı hastaların beyin tomografisi (BT) incelemesinde suprasellar sisternde hipodens lezyonlar olduğunu bildirilmiştir. Tek foton emisyon komputerize tomografi (SPECT) çalışmalarında hastaların sağ ve sol frontal lob, temporal lob, sol hipotalamusta, sağ parietal lob, bilateral talamide, bazal ganglionlarda, bilateral medial, dorsolateral frontal bölgelerde, mesiotemporal bölgede ve sol temporal lobları gibi bölgelerinde hipoperfüzyonlar tespit edilebilmektedir.
Görülme Sıklığı ve Dağılımı (Epidemiyoloji)
Yaklaşık 1/500 000 kişiyi etkilemektedir. Genellikle 12-25 yaşlarında yoğun gözükür. Ergenlik başlangıcı yoğun olmak üzere erkeklerde kadınlara oranla daha fazla olacak şekilde gözüken bir hastalıktır. Hastaların %70-78'i erkek %81'ini ergenler oluşturmaktadır. Ergenlik döneminde sıklıkla rastlanmasına rağmen yetişkinler ve çocuklarda da gözlemlenmektedir.
Etimoloji
Max Levin ve Willi Kleine tarafından 5 vakanın incelemesi sonucu 1936 yılında tanımlanmıştır. MacDonald Critchley 11 ek vaka tespit ederek 1962 yılında hastalığı keşfedenlere atfen Kleine-Levin sendromu olarak anılmasını tavsiye etmiştir. Kişilerin uzun süre uyku hali sebebiyle uyuyan güzel, genetik faktörüne dahil iddialar nedeniyle ailesel kış sendromu veya ailesel uyuyan güzel sendromu olarak adlandırılır.
KAYNAK:
Karadağ H, Alışır B, Örsel S, Türkçapar H.
Unusual Behaviors in a 14-Year Old Adolesant. J Dev Behav Pediatr, 28: 475-477.
Huang YS, Guilleminault C, Kao PF ve ark. (2005) SPECT Findings in the Kleine-Levine syndrome. Sleep, 28:955-960.
Huang YS, Lin YH, Guilleminault C (2008) Polysomnography in Kleine-Levine syndrome. Neurology, 70:795-801.
Itokawa K, Fukui M, Ninomiya M ve ark. (2009) Gabapentin for Kleine-Levin syndrome. Inter Med, 48:1183-1185.
Karadeniz D, Erdem E, Gürdal A ve ark. (2000) Monosympatomatic Kleine-Levin syndrome: a case report. Cerrahpaşa J Med, 31:243-248.
Rosenow F, Kotagal P, Cohen BH ve ark. (2000) Multiple sleep latency test and polysomnography in diagnosing Kleine-Levin syndrome and periodic hypersomnia. J Clin Neurophysiol, 17: 519-522.
Sheldon SH, Ferber R. Kryger MH (2005) Kleine-Levin syn-drome and recurrent hypersomnias, in Principles and Practice of Pediatric Sleep Medicine, 1st Ed, bölüm 16, Philadelphia, Elsevier Health Sciences, s.190-196.
Shukla G, Bhativa M, Singh S ve ark. (2008) Atypical Kleine-Levin syndrome: Can insomnia and anorexia be features too? Sleep Med, 9:172-176.
Wilkus RJ ve Chiles JA (1975) Electrophysiological changes during episodes of the Kleine Levine syndrome. J Neurol Neurosurg Psychiatry, 38:1225-123.