Vizyon Academy

Şule SOYLU


TIPTA BİR ANESTEZİ HİKAYESİ

TIPTA BİR ANESTEZİ HİKAYESİ


TIPTA BİR ANESTEZİ HİKAYESİ

19 yy sonlarında tıpta anestezik etki yapabilecek çeşitli maddeler üzerinde denemeler gündeme gelmişti. 

Baltimore’da bulunan John Hopkins Tıp Okulu’nun cerrahi öğretmenlerinden William Stewart Halstead, Viyanalı bir göz hekimi olan Koller’in gözde ağrı hissini giderdiğini bildirdiği kokaini sinir köklerine vererek acısız parmak ameliyatları yapmağa başlamıştı. 

Anestezi maddelerinin kullanımı, cerrahlara eskisi gibi acele etmeden daha rahat çalışabilme ve doğal olarak daha iyi sonuçlar elde edebilme olanağı sağlamıştı. 

Halstead; incinmiş, çevresine kan oturmuş dokuların kolayca mikroplanabildiğini, buna karşılık damarları itinayla bağlanmış, yıpratılmadan dikilmiş dokuların mikroplanmadığını kavrayarak o çağ için alışılagelmiş tempodan çok daha yavaş çalışmaya yönelmişti. 

Onun titizlikten kaynaklanan bu yavaşlığını, ”Halstead ameliyatını bitirinceye dek hasta iyileşip taburcu olur!” diyerek “ti”ye alanlar oldu. 

Halstead, çeşitli fıtıkların ve anevrizmaların onarımı için bazı yeni teknikler geliştirmiştir ama tıp tarihinde bundan ziyade daha çok “ameliyatlarda kullanılan eldivenlerin” bulucusu olarak anılır. 

John Hopkins’de çalışan hekim ve hemşireler arasında yaygın bir dedikoduya göre Halstead’in ameliyatlarının böyle uzun sürmesinin asıl nedeni, ameliyathanesinde görevli olan Caroline Hampton adlı dünya güzeli ameliyat hemşiresiydi. 

Caroline Hemşire, Halstead’in tüm ameliyatlarında ona yardım ediyordu. Halstead aslında içine kapanık, sosyal yönü zayıf bir kimseydi. Bu nedenle hastane dışında başka kadınlarla iletişimi zayıftı. Bu, onun, Caroline Hemşire’ye eğilimini kuşkusuz arttıran bir özelliğiydi. 

Günün birinde Dr.Halstead, Caroline Hemşire’nin ellerinde kızartıların, pullanmaların belirdiğini fark etti. Güzel kadının ellerindeki lezyonlar, onda ameliyatlarda kullanılan aletleri mikropsuzlaştırmak için kullanılan solüsyonlara karşı alerji oluştuğunu gösteriyordu. 

Bu durum Caroline Hemşire’nin ameliyat hemşireliğinden ayrılmasını gerektirecek kadar ciddileşince Halstead önce depresyona girdi. 

Ancak bunun çözüm sağlayamayacağını kavrayınca araştırmalara koyuldu. Sonuçta bir lastikçiye başvurdu, bir çift lastik eldiven yapmasını istedi. O tarihe kadar hiç kimse lastikçiye bir lastikten eldiven ısmarlamamıştı. 

Lastikçi, bu gün mutfaklarda çalışırken, bulaşık yıkarken kullanılanlar gibi kalın lastik eldivenler üretti. Bu eldivenler gerçekten işe yaradı. Caroline Hemşire bunları kullanarak çalıştığında ellerindeki lezyonlar kayboldu. 

1890 yılında bu ünlü cerrah, Caroline Hemşireyle evlendi. Bu gün eldivenin içinde fazla pudra kaldığında, ya da eldiven elini sıktığında, ameliyat sırasında elinden sıyrıldığında, ameliyat hemşiresine kızan cerrahlar ve onlara içlerinden söylenen hemşireler aslında bu eldivenlerin bir hemşireyle bir cerrahın aşklarının ürünü olduğunu bilmezler (Deniz Bener, Bütün Dünya Dergisi, 2019 Mart sayısı s.138).