Turizmin en yoğun yaşandığı bölgede 300 sağlık çalışanının istihdam edileceği , Özel Belek MMT American hastanesi Antalya da Turizm sektöründe en iyi sağlık hizmeti sunmayı planlıyor.
Gaziantep MMT Amerikan hastanesi ile sektöre giren yatırımcı Mehmet Taşdelen yurt içi ve yurtdışında peşpeşe yaptığı sağlık yatırımlarıyla sektörde güçlü bir oluşumu temsil ediyor.
Son olarak Özel Belek MMT American hastanesini Antalya da açan grup yakında yeni yatırımlarını da hizmete dahil edecek.

Mehmet Taşdelen
“Karar Süreçlerimizde İnsan ve Etik Önceliğimiz”
MMT Amerikan Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Taşdelen ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; sağlık yatırımlarına insan ve etik odaklı bir bakışla yaklaştıklarını ifade etti. Taşdelen, sağlık hizmetlerini yalnızca ekonomik bir faaliyet alanı olarak görmediklerine değinerek, bu yaklaşımın karar süreçlerini ve yatırım stratejilerini doğrudan şekillendirdiğinin altını çizdi.
Röportajımıza başlamadan önce, girişimcilik yolculuğunuzun nasıl şekillendiğini ve sizi bu noktaya taşıyan ilk adımların neler olduğunu bizimle paylaşır mısınız?
Sağlık sektöründeki yolculuğum, toplumun sağlık hizmetlerine erişimini iyileştirme ve insan odaklı çözümler üretme arzusu ile başladı. MMT Şirketler Grubu olarak ilk adımlarımız, Gaziantep’te sağlık hizmeti sunan bir tesiste başladı ve zamanla Reyhanlı, Tarsus ve Belek’te yeni hastaneler açarak sürdürülebilir bir sağlık ağı inşa ettik. Bu süreç, doğru ekip kurma, kalite odaklı hizmet ve sürekli gelişimi esas alan bir vizyonla ilerledi.
“Sağlık hizmetlerini yalnızca ekonomik bir alan olarak değil, toplumun yaşam kalitesini yükselten bir hizmet olarak görüyorum.”
Bu alana yönelirken sizin için belirleyici olan temel motivasyon neydi?
Sağlık hizmetlerini yalnızca ekonomik bir alan olarak değil, toplumun yaşam kalitesini yükselten bir hizmet olarak görüyorum. Temel motivasyonum; insanların en zor anlarında yanlarında olmak, güven veren hizmeti her bireye ulaştırmak ve sağlıkta kalite standartlarını her geçen gün yükseltmektir. Bu anlayış, yatırımlarımızın odağında her zaman yer alıyor.
MMT American – Özel Belek MMT Hastanesi fikri ilk olarak ne zaman ortaya çıktı ve bu süreci başlatan temel ihtiyaçlar nelerdi?
MMT American – Özel Belek MMT Hastanesi fikri, turizm ile sağlık hizmetlerini aynı çatı altında buluşturma ihtiyacını fark etmemizle ortaya çıktı. Belek’in uluslararası ziyaretçi profili, özellikle sağlık turizmi açısından büyük bir potansiyel barındırıyor. Bu potansiyele nitelikli, güvenilir ve sürdürülebilir bir sağlık hizmetiyle yanıt verebilmek amacıyla modern altyapıya sahip bir hastane yatırımı yapma kararı aldık.
Bölgenin, hem yerel halk hem de yabancı hastalar için tam donanımlı ve çağdaş bir sağlık merkezine ihtiyaç duyduğunu net bir şekilde gözlemledik. Bu doğrultuda hastanemizi; ileri teknoloji görüntüleme sistemleri (MR, tomografi, röntgen), güçlü bir laboratuvar altyapısı, 7 modern ameliyathane ve 55 hasta yatağı ile hizmet verecek şekilde planladık. Tüm branşlarda uzman hekim kadromuzla, hasta güvenliğini ve hizmet kalitesini merkeze alan bir anlayışla hasta kabulüne başladık.
“Belek, global turizm trafiğinin yoğun olduğu bir bölge olarak sağlık hizmetleri için stratejik bir lokasyon.”
Belek lokasyonunu sağlık yatırımı açısından öne çıkaran unsurlar nelerdi ve bu bölgeyi tercih etme kararınız hangi ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendi?
Belek, global turizm trafiğinin yoğun olduğu bir bölge olarak sağlık hizmetleri için stratejik bir lokasyon. Uluslararası hastaların beklentilerine yanıt verebilecek nitelikte bir hizmet sunma hedefiyle bu bölgeyi tercih ettik. Belek’teki yatırımımız, hem yerel halkın hem de turistlerin nitelikli sağlık hizmetine ulaşabilmesi için önemli bir fırsat sunuyor.
Yerel istihdamın desteklenmesi, sağlık hizmetlerine erişimin güçlendirilmesi ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlanması açısından bu yatırımın nasıl bir rol üstlendiğini düşünüyorsunuz?
Bu sağlık yatırımı, yerel istihdamı güçlendirmeye ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlamaya devam ediyor. Yeni hastanelerimizde yerel profesyonellerle çalışmak, sağlık hizmetlerine erişimi artırmak ve kalifiye iş gücünü bölgeye çekmek gibi somut kazanımlar yaratıyoruz. Böylece ekonomik ve sosyal etkiyi aynı anda destekleyen bir yapı inşa ediyoruz.
“Sağlık hizmetlerini toplumsal bir sorumluluk olarak görmek, karar süreçlerimize insan odaklılığı ve etik değerleri yerleştirmemizi sağlıyor.”
Sağlık yatırımlarını yalnızca ekonomik bir alan değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olarak değerlendirdiğinizde bu yaklaşımın karar süreçlerinize nasıl yansıdığını paylaşır mısınız?
Sağlık hizmetlerini toplumsal bir sorumluluk olarak görmek, karar süreçlerimize insan odaklılığı ve etik değerleri yerleştirmemizi sağlıyor. Yatırımlarımızı planlarken hasta güvenliği, hizmet kalitesi ve uzun vadeli sürdürülebilirlik ilkelerini önceliklendiriyoruz. Bu yaklaşım, bize sadece bugün değil yarınlar için de değer yaratma imkânı sunuyor.
Gelecek dönemde sağlık alanındaki yatırım yaklaşımınızı ve sürdürülebilir büyümeyeyönelik uzun vadeli hedeflerinizi hangi temel ilkeler belirleyecek?
Gelecekteki yatırım stratejimiz, teknoloji entegrasyonu, etkin insan kaynağı yönetimi, uluslararası hasta deneyimi ve sürdürülebilir büyüme ilkeleri üzerine kuruludur. Ayrıca bölgemizdeki sağlık ağını genişletirken, Lefkoşa’daki Kıbrıs MMT Amerikan Hastanesi gibi yeni projelerle uluslararası arenada da hizmet vermeye hazırlanıyoruz. Bu tesis, yüksek yatak kapasitesi ve modern donanımı ile 2026 yılı içinde hizmete girmesi planlanan önemli bir adım olacak.

Erol Aslan
“Güven ve Empati, Sağlık Hizmetlerinin Temelidir”
MMT Amerikan Hastanesi Genel Koordinatörü Erol Aslan ile sağlık hizmetlerinde yöneticilik anlayışını, hasta deneyimini ve sürdürülebilir başarıyı konuştuk. Turizm sektöründen sağlık alanına uzanan kariyer yolculuğunda insan odaklı yaklaşımın belirleyici olduğunu ifade eden Aslan, “hasta memnuniyeti, ekip uyumu ve sürdürülebilir hizmet kalitesi”nin yöneticilik anlayışının merkezinde yer aldığını vurguladı.
Sağlık hizmetlerinde yöneticilik yolculuğunuz nasıl başladı ve bu süreç mesleki bakış açınızı nasıl şekillendirdi?
Turizm sektöründen gelen bir geçmişe sahibim. Belek bölgesindeki otellerde uzun yıllar çalışmam, hem yabancı misafirlerin hem de bölge halkının beklentilerini, ihtiyaçlarını ve kültürel hassasiyetlerini yakından tanımamı sağladı. Bu deneyim, sahip olduğum bilgi birikimini sağlık sektörüne taşımamda önemli bir temel oluşturdu.
Özel hastanelerde yabancı hasta uzmanlığı ile başlayan kariyerim, zamanla genel koordinatörlüğe uzanan bir yöneticilik yolculuğuna dönüştü. Hâlihazırda MMT Hastaneleri bünyesinde Genel Koordinatör olarak görev yapıyorum. Kariyerimin ilk yıllarında hastayla birebir temas eden bir pozisyonda çalışmam, hasta beklentilerini sahada gözlemleme ve doğru hizmet modelleri geliştirme konusunda bana güçlü bir perspektif kazandırdı.
Turizmi ve farklı kültürleri yakından tanıyan bir yönetici olarak edindiğim saha deneyimleri, insan odaklı, empati temelli ve bütüncül bir yönetim anlayışı geliştirmemde belirleyici oldu. Bugün yöneticilik yaklaşımımın merkezinde; hasta memnuniyeti, ekip uyumu ve sürdürülebilir hizmet kalitesi yer alıyor.
“Kadın yöneticilerin artması, karar alma süreçlerine daha kapsayıcı ve empati temelli bir bakış kazandırıyor.”
Yönetim kadrosunda kadın yöneticilerin oranının artmasının, karar süreçlerine ve sunulan hizmetlerin niteliğine nasıl yansıdığını düşünüyorsunuz?
Kadın yöneticilerin artması, karar alma süreçlerine daha kapsayıcı ve empati temelli bir bakış kazandırıyor. Sağlık gibi insan merkezli bir alanda bu yaklaşım, hizmet kalitesini doğrudan yükseltiyor. Hastanemizde çalışanların yaklaşık %70’ini kadınlar oluşturuyor ve yönetim kadromuzun büyük bir bölümü de kadın yöneticilerden oluşuyor. Bu yapı, karar süreçlerimize denge ve sürdürülebilirlik kazandırıyor.
Kadın çalışanların güçlendirildiği, eşitlikçi ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı oluşturmanın kurum kültürü ve uzun vadeli başarı açısından önemini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kadınların kendilerini güvende ve değerli hissettikleri bir çalışma ortamı, kurum kültürünü güçlendirir. Eşitlikçi yapılar çalışan bağlılığını artırır, ekip ruhunu besler ve bu durum hasta memnuniyetine doğrudan yansır. Bu yaklaşım yalnızca sosyal bir sorumluluk değil, uzun vadeli başarı için stratejik bir gerekliliktir.
“Kalıcı başarı, hasta memnuniyetini merkeze alan ve sürekli gelişimi hedefleyen kurumlarla sağlanır.”
Sağlık sektöründe uzun vadeli planlama ve sürdürülebilirlik kavramlarını nasıl tanımlıyorsunuz?
Sürdürülebilirlik, bugünün ihtiyaçlarını karşılarken geleceğin sorumluluğunu da üstlenebilmektir. Sağlık sektöründe bu; insan kaynağına yatırım, güçlü teknolojik altyapı ve etik değerlerin birlikte ele alınmasıyla mümkündür. Kalıcı başarı, hasta memnuniyetini merkeze alan ve sürekli gelişimi hedefleyen kurumlarla sağlanır.
Bu meslekte güven, empati ve hasta deneyimi odaklı bir hizmet anlayışı nasıl şekillenmeli?
Güven ve empati, sağlık hizmetlerinin temelidir. Hasta deneyimi odaklı yaklaşım, hastayı yalnızca bir vaka olarak değil, duygusal ve sosyal yönleriyle bir bütün olarak ele almayı gerektirir. Gerçek başarı, hastanın kendini güvende ve anlaşılmış hissettiği bir deneyim sunabilmekle mümkündür.
“Açık iletişim, ortak hedef bilinci ve güçlü koordinasyon hasta deneyiminin temelini oluşturur.”
Hasta deneyimini güçlendirmek adına ekip iletişimi ve hizmet süreçlerinde hangi temel prensipleri önceliklendiriyorsunuz?
Açık iletişim, ortak hedef bilinci ve güçlü koordinasyon hasta deneyiminin temelini oluşturur. Her birim, hasta deneyiminin bir parçası olduğunun bilinciyle hareket etmelidir. Uyumlu ekip çalışması, hastaya yansıyan güven duygusunun en önemli kaynağıdır.
Sürdürülebilir ve etik bir sağlık hizmeti sunumu için koordinasyonun rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Koordinasyon, etik ve sürdürülebilir sağlık hizmetinin bel kemiğidir. Tıbbi, idari ve destek birimlerin uyum içinde çalışması, hem hasta güvenliğini hem de hizmet kalitesini artırır. Güçlü koordinasyon, kurumun uzun vadeli güvenilirliğini ve saygınlığını destekler.

