Tarih: 04.03.2024 13:23

OBEZİTE TEDAVİSİ

Facebook Twitter Linked-in

 

Defa Life Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Yağmur, 4 Mart Dünya Obezite Günü hakkında yaptığı açıklamada, 

Obezite genel olarak vücuda besinler ile alınan enerjinin, harcanan enerjiden fazla olmasından kaynaklanan ve vücut yağ kitlesinin, yağsız vücut kitlesine oranla artması ile açıklanan kronik bir hastalıktır. Günlük alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması durumunda, harcanamayan enerji vücutta yağ olarak depolanmakta ve obezite oluşumuna neden olmaktadır.

Yağ formunda aşırı vücut ağırlığı olarak tanımlanan obezite hakkında bakış açısını değiştirmek, yanlış kanıları düzeltmek, damgalamalara son vermek ve farkındalık yaratmak amacıyla her yıl Dünya Obezite Günü kutlanıyor.  Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) göre, vücut kitle indeksi (BMI) 25 veya daha yüksek olan kişiler fazla kilolu, 30 veya daha yüksek olan kişiler ise obez olarak kabul edilmektedir.

Obezite dünya nüfusunun üçte birinin bundan muzdarip olduğu ve yaklaşık 5 çocuktan 1'inin ve 3 yetişkinden 1'inden fazlasının bu sorunla mücadele ettiği, dünya çapında bir halk sağlığı krizidir. Hipertansiyon, diyabet, iskemik kalp hastalığı, yağlı karaciğer, karaciğer sirozu, safra taşları, asitlik, felç, kanserler, osteoporoz, kısırlık ve psikolojik travma gibi sayısız yandaş hastalık obezite ile ilişkilidir.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre Ülkemizde ise kadınların yüzde 20,9’unun obez olduğu görülmektedir. Erkeklerde ise bu oran yüzde 13,7’dir. Toplamda ise Türkiye’de obezite oranı %17’dir.

Dünya Obezite Günü, insanların sağlıklı bir kiloya ulaşması ve bunu sürdürmesine, uygun tedaviyi almasına ve obezite salgınını tersine çevirmesine yardımcı olacak pratik çözümleri teşvik etmek amacıyla kutlanıyor.

Sağlıklı yaşam tarzı, diyet ve fiziksel aktivite kişinin hayatında obeziteyi önlemede  muhteşem bir rol oynar.

Küçük çocuklarda kilo verme yaklaşımı, vücutlarının büyüyüp gelişmesi nedeniyle zor bir kısım olduğundan, çocukların evde televizyon izleyerek vakit geçirmek yerine dışarıda açık alanda oynamaları teşvik edilmelidir. Düzenli aralıklarla sağlıklı öğünler ve atıştırmalıklar sunarak sağlıklı beslenme kalıplarını benimsemeleri teşvik edilmelidir.

Obezite tedavisi obez bireyin  kararlılık  ve etkin olarak katılım ile uzun ve süreklilik isteyen bir süreçtir. Obezitenin etiyolojisinde pek çok faktörün etkili olması, bu hastalığın önlenmesi ve tedavisini son derece güç ve karmaşık hale getirmektedir. Bu nedenle obezite tedavisinde Endokrinoloji Uzmanı, Dahiliye uzmanı, Obezite Cerrahisi yapan Genel Cerrahi uzmanı,  diyetisyen, psikolog, psikiyatri ve  fizyoterapistten oluşan bir ekip gerekmektedir.

Obezite tedavisinde amaç, gerçekçi bir vücut ağırlığı kaybı hedeflenerek, obeziteye ilişkin morbidite ve mortalite risklerini azaltmak, bireye yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmak ve yaşam kalitesini yükseltmektir.  Hangi obez hastaların cerrahi tedaviye  (tüp mide veya bypass cerrahisi gibi) aday olduklarını iyi belirlemek gerekir. Uluslararası Obezite ve Metabolik Bozukluklar Cerrahisi Federasyonu (IFSO) ve Amerikan Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Derneği (ASMBS) 1991 konsensüs bildirisinde obezite cerrahisi, vucüt kitle endeksi (VKİ) en az 40 veya VKİ’si 35 veya daha fazla olan ve hipertansiyon veya kalp hastalığı gibi obeziteyle ilişkili en az bir rahatsızlığı bulunan hastalarla sınırlandırılmıştır.  2022 de klavuzları yenileyerek,  Metabolik ve bariatrik cerrahi, eşlik eden hastalıkların varlığı, yokluğu veya ciddiyetine bakılmaksızın, VKİ 35 kg/m2 veya üzerinde olan bireyler için önerilmekte ve VKİ 30-34.9 ve metabolik hastalığı olan kişiler için düşünülmelidir.

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —