Şanlıurfa’da Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ile ilgili olarak, kamu vicdanını ve hukuk devletini yakından ilgilendiren ciddi ve açıklama gerektiren iddialar bulunmaktadır.
İddialara göre; hastane ile iş yapan, ürün satan veya hizmet sunan firmaların hak ediş ödemeleri geciktirilmekte, hastaneden alacaklı olan firmalar ise hastane yetkililerinin yönlendirmesiyle, kendileriyle hiçbir hukuki bağı bulunmayan üçüncü bir gerçek kişinin banka hesabına para yatırmaya yönlendirilmektedir. Bu uygulamanın, hak ediş ödemelerinin serbest bırakılmasının fiili şartı hâline geldiği ileri sürülmektedir.
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, para yatırılması talep edilen hesap şu şekilde tarif edilmektedir:
Hesap sahibi: Ad ve soyadının baş harfleri S. U. olan bir gerçek kişi
Banka: Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası A.Ş.
IBAN: TR71 **** **** **** **** 01
Bu hesaba yapılan para transferlerinin; herhangi bir sözleşme, fatura veya ticari ilişki olmaksızın, yalnızca hak ediş ödemeleri sürecinde ortaya çıktığı ve tekrarlanan bir uygulama olduğu iddia edilmektedir.
Eğer bu iddialar doğruysa, ortada basit bir idari aksaklık değil;
kamu gücünün baskı aracına dönüştüğü,
hak edişlerin fiili bir tahsilat mekanizmasına bağlandığı,
irtikap, rüşvet, görevi kötüye kullanma ve kamu zararı şüphesi doğuran ağır bir tablo vardır.
Bir kamu hastanesiyle çalışan çok sayıda firmanın,
aynı kişiye,
aynı banka hesabına,
hiçbir hukuki bağ olmaksızın ödeme yapması;
kamu ihale sistemiyle, mali mevzuatla ve ticari hayatın olağan işleyişiyle bağdaşmaz.
Bu nedenle Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi yönetiminin,
kamuoyunu açık, net ve somut bilgilerle derhal bilgilendirmesi zorunludur.
Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığını ve Sağlık Bakanlığın res’en soruşturma yapması gerekmektedir.