KAMUOYUNUN DİKKATİNE
Geçtiğimiz hafta kurum olarak son derece talihsiz bir olay yaşadık. Öncelikle, bu elim hadisede hayatını kaybeden Rektörlük Özel Kalem Müdürümüz Meral Kara Delen Hanım’a Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun. Ayrıca, değerli meslektaşım Yüksel Hocaya da yaşadığı bu üzücü olay nedeniyle geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Bu olay, deneyimli bir şoförün seyir halindeyken yıldırım çarpması sonucu kaza yapması kadar talihsiz bir durumdur. Yıldırım çarpması öngörülemezken yaşanan bu komplikasyon, girişimsel işlemlerde ortaya çıkabilecek ve öngörülebilen ancak istenmeyen tıbbi bir durumdur. (Komplikasyon terimi, bir rahatsızlığın, hastalığın veya tıbbi tedavi işleminin öngörülebilen ancak istenmeyen etkilerini tanımlamak için kullanılır.)
Ancak, kamuoyunda oluşan yanlış algılar ve bilgi kirliliği halk sağlığını olumsuz etkileyebilir ve hem hastaların hem de doktorların teşhis ve tedavi süreçlerini aksatmasına neden olabilir. Bu nedenle, süreci doğru bir şekilde aydınlatmak amacıyla bu açıklamayı yapma zorunluluğu doğmuştur.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, hastamıza uygulanan işlem basit bir endoskopik girişim değil, üst ihtisas ve deneyim gerektiren Endoskopik Retrograd Kolanjiopankreatografi (ERCP) işlemidir. Bu işlem, genellikle açık cerrahi ile gerçekleştirilen bir müdahalenin endoskopik yöntemle uygulanmasını sağlayan, teknik olarak ileri düzey bir işlemdir. Tüm dünyada olduğu gibi, bu tür girişimlerde zaman zaman komplikasyon gelişme riski bulunmaktadır ve bu işlemin ölümle bile sonuçlanabileceğine dair hastadan onam alındığını hatırlatmak isterim.
Hocamız, ülkemizin önde gelen gastroenterologlarından biri olup, bugüne kadar binlerce hastanın teşhis ve tedavisini başarıyla gerçekleştirmiş, onlarca uzman yetiştirerek ülkemizin dört bir yanında sağlık hizmetlerinin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Ancak, bazı hatalı, asılsız ve yanlış bilgiler üzerinden hocamızın hedef gösterilmesi yalnızca kendisini değil, aynı zamanda bölgedeki sağlık hizmetlerini ve bu tür ileri düzey girişimleri gerçekleştiren tüm uzmanları olumsuz etkilemekte ve halk sağlığı açısından risk oluşturmaktadır.
Hepimizin bildiği üzere, Balcalı Hastanesi deprem sonrası dahi deneyimli kadrosu ve teknolojik donanımıyla bölgenin en önemli ve güçlü sağlık kurumlarından biridir. Hatalı, yanlış ve eksik bilgiye dayalı haberler nedeniyle hastanemizin itibarına zarar verilmesine izin vermemeliyiz. Ayrıca, depremin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen Balcalı Hastanesi’nin ana binalarının kapalı olması nedeniyle verilen sağlık hizmetinin aksaması haber değeri taşımazken, bu üzücü olayın ulusal medyada taraflı bir yaklaşımla abartılmasını etik bulmuyorum.
Söz konusu vakada, hastamızda bağırsak delinmesi olabileceği şüphesi üzerine kendisi taburcu edilmemiş, hastaneye yatırılarak gerekli tetkik ve tedavi süreci başlatılmıştır. Ancak, ne yazık ki hastalığın seyri beklenmedik şekilde hızlı ve ağır ilerlemiş ve bu durum hepimizi derinden üzmüştür.
Meslektaşlarımız hakkında sosyal medyada, yazılı ve görsel basında yer alan hatalı, yanlış ve kasıtlı haberler yalnızca bir hekimi değil, tüm sağlık camiasını ve bu tür özel girişimleri gerçekleştiren uzmanları da olumsuz etkilemektedir. Bu tür yanıltıcı bilgiler, uzmanların ve hastaların benzer girişimlerin uygulanmasından çekinmesine yol açarak hastaların tedaviye erişimini zorlaştırabilir. Bu nedenle, kamuoyuna sosyal sorumluluk gereği doğru bilgilendirme yapmanın önemli olduğunu hatırlatmak isterim.
Ayrıca, inceleme ve soruşturma tamamlanmadan hocamız hakkında yapılan yargısız infazın kesinlikle doğru ve insaflı olmadığını belirtmek isterim. Sürecin titizlikle yürütülmesi ve soruşturma tamamlandıktan sonra sonuçların kamuoyuyla paylaşılmasının en doğru yaklaşım olduğu kanaatindeyim.
Unutulmamalıdır ki, merhumun eşi ve iki çocuğu bulunmaktadır. Kamuoyunda konuşulanlar ve sosyal medya üzerinden yapılan yorumlar, onların gözünde bir doktorun (annelerini/eşlerini) bilinçli olarak öldürdüğü ve devletin bu konuda hiçbir şey yapmadığı algısı oluşturabilir. Bu durum, geride kalan aile bireyleri için ilerleyen süreçte daha derin travmalara yol açabilir.
Kamuoyunun, bilimsel gerçekler ışığında hekimlerimizin bilgi ve tecrübelerine güvenmeye devam etmesini temenni ediyorum.
Saygılarımla,
Prof. Dr. Mehmet ÖZALEVLİ
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi
Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi