Bakan Koca'dan sahte ilaç iddialarına yanıt: Ülkemize bir kutu girmedi

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sahte kanser ilacı iddialarıyla ilgili, “İddialar rant odakları tarafından çıkarılıyor. Hiçbir şekilde hastalarımızda kullanılması söz konusu değil.

SAĞLIK 11.01.2023 09:50:00 0
Bakan Koca

 

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sahte kanser ilacı iddialarıyla ilgili, “İddialar rant odakları tarafından çıkarılıyor. Hiçbir şekilde hastalarımızda kullanılması söz konusu değil. Ülkemize Bangladeş’ten bugüne kadar iddiaya konu olan ilacın bir kutu dahi girişi olmamıştır” şeklinde konuştu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

 

“Endişe etmeyi gerektiren bir durum yok”

 

Bakan Koca, son 10 gündür grip vakalarında azalma yaşandığını ifade ederek, “Grip salgınında son dönemde influenza görülme sıklığı, RSV’nin (Respiratuvar Sinsitiyal Virüs) önüne geçti. Son bir hafta on gündür hasta sayılarında düşüş görülmeye başlandı. Daha önce RSV daha sık görülürken şimdi influenza ön planda” şeklinde konuştu.

 

Bakan Koca sözlerine şöyle devam etti:

 

“Görülme sıklığında İnfluenzadan sonra RSV, sonra Rhinovirüs, sonra Covid geliyor. Covid yine aynı seviyelerde, toplam vakaların yüzde 5-6’sı seviyesinde seyretmeye devam ediyor. Endişe etmeyi gerektiren bir durum yok.”

 

Sahte ilaç iddiaları

 

Fahrettin Koca, sahte kanser ilacı iddialarına açıklık getirdi, “Bugüne kadar iddiaya konu olan ilacın bir kutu dahi girişi olmamıştır” şeklinde konuştu.

 

Koca sözlerine şöyle devam etti:

 

“Burada yapılmak istenen şeyin ne olduğunu size açıklayayım. TİTCK (Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu) gibi uluslararası bir otorite var. Bazı ülkelerde; Bangladeş, İran, Arjantin, Tayvan gibi; ülkemizde ruhsatı olmayan ilaçların Türkiye’ye girişi yapılmak isteniyor. TİTCK bu anlamda güvenilirliği artırmak üzere kılavuz yayınlayarak; biyoeşdeğerlik, biyoyararlanım gibi ilave kanıtlar ve kalite belgeleri isteyerek tedbirleri sıkılaştırdı. Bahsi geçen bu ülkelerden ilaç getiren bazı firmaların bu düzenlemelerden rahatsız olduğunu görüyoruz. Bu olayın altındaki mesele budur. TİTCK ilaç almaz, TİTCK ilacı Türkiye’de ruhsatlandırır veya yurtdışı ilaçsa etkili ve güvenli olduğunu belirler ve listeye alır. İlacın satın alınmasıyla ilgisi yoktur. Bizim yaptığımız kılavuz güncellemesi. Tedbirleri daha da sıkılaştırıp vatandaşa güvenilir ilaç sağlamayı amaçlıyor. Bu ülkelerden ilaç getirmek isteyenler ise, ucuz maliyetli ancak kalitesi belirsiz ilaç getirilerek, ilaç teknolojisi gelişmiş ve uluslararası tanınırlığı olan ilaç otoritelerine üye ülkelerin ilacıyla eşdeğer kılınıp, yüksek fiyatlara satmak isteyenler. Bu durumda, bizim kılavuzumuz da bunu yapmak isteyenlerin oyunlarını yani rantı bozan bir kılavuz. Bu iddialar bu odaklar tarafından çıkarılıyor. Bu gürültü buralardan kopuyor. Ama önümüzdeki dönemde tedbirlerimizin devamı gelecek”

 

“Hastalarımızda kullanılması söz konusu olmamıştır”

 

2019 yılında soruşturmanın tamamlandığını, ilacın sahte olduğu belirlenir belirlenmez ilgili tüm bilgi ve belgeler sunularak savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ifade eden Koca, “ TİTCK kayıtlarına göre ülkemize Bangladeş’ten bugüne kadar iddiaya konu olan ilacın bir kutu dahi girişi olmamıştır. Hiçbir şekilde hastalarımızda kullanılması da söz konusu olmamıştır” açıklamasını yaptı.

 

 

MEĞER PİYASA SAHTE İLAÇ DOLUYMUŞ

 

Türkiye’deki üç ecza deposu üzerinden dünyaya satılan üç ilacın sahte olduğu tespit edildi. Dünya Sağlık Örgütü, 2020’de tüm dünyaya ‘acil’ koduyla uyarı yazısı yazdı.

 

- Sağlık Bakanlığı ise sadece bir ilaçla ilgili yazı yayımladı. Diğerleri için yok! Bahse konu üç ilaç SGK’ye alındı mı? Depolarda burlardan var mı? Hastalar kullandı mı

 

İbni Sina SGK kurumunda yaşanan bir istifa ve sunulan istifa mektubu...

Her şey bundan sonra başladı.

Belki sürekli ilaç skandalını yazmam siz değerli okuyucuları yormuş olabilir. 

Fakat gazetecilikte fikri takip vardır.

Ve bu iş, inanın ulaştığım belgeleri doğruladıkça üst düzey isimleri koltuğundan edecek noktaya doğru ilerliyor. 

Zaten mağdur ve muhtaç kanser hastalarına sahte ilaç verilmesine karşı bugüne kadar birkaç bürokratın koltuğundan olması gerekiyordu.

Fakat burası Türkiye...

 

BAKANLIK DOĞRULADI

Dün yeni bir gelişme oldu. Sağlık Bakanlığı’na bağlı olan Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) resmi bir açıklama yaptı. 

Açıklamasını malum medya “yalanlama” diye verdi ancak yazılarımda verdiğim bilgileri tek tek doğruladılar.

Açıklamada “Analiz için kurum laboratuvarına teslim edilen ilaçlar ile satın alınan ilaçların aynı ilaç olup olmadığı hususunun TİTCK’nin bilgisi ve yetkisi dahilinde bir konu olmadığı, haberde yer alan ilaç numunelerinin TİTCK’nin başlattığı incelemeye istinaden SGK tarafından resmi yazı ekinde kuruma iletildiği” belirtildi. 

Devamında şu ifadeler aktarıldı:

“SGK tarafından kurumumuza teslim edilen numunelerin analiz sonucunda orijinal olduğu tespit edilmiştir. Ancak soruşturma gereği kolluk gözetimi altında depodan yeni numuneler temin edilmiştir. Depodan kolluk gözetiminde temin edilen numunelerin analiz sonucunda bu numunelerin sahte olduğu tespit edilmiştir. Bu süreçte her türlü inceleme ve soruşturma Bakanlığımızca gerçekleştirilmiş olup adli makamlara da gerekli bildirimler yapılmıştır.

Haberlere konu ilacın sahtelerinin, SGK ve TEB’e (Türkiye Eczacılar Birliği) satıldığı konusuyla ile ilgili olarak kurumumuz müfettişlerince yürütülen ve 17 Ekim 2019 tarihinde tamamlanan inceleme/soruşturma sonucunda, sahte ilaç ticareti yaptığı tespit edilen bazı firmalar ve ecza depoları hakkında 1262 sayılı kanunun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulmuştur. Ayrıca konuyla ilgili satın alma yapan kuruluşların yetkili personeli hakkında da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur.”

Açıklamanın mealini anlatayım... Sağlık Bakanlığı TİTCK diyor ki, “Ben ilaçların alınmasında ve dağıtılmasında yetkili değilim ey ahali. Bunda SGK ve bağlı olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilidir. 

Söz konusu olay bana ulaştığında ben hemen müfettiş tayin ettim, analiz yaptırdım. SGK tarafından bana resmi yazı ile verilen ilaçlar gerçek çıktı. Ben buna inanmadım ilaçları istedim ama vermediler. Kolluk gücü ile depodan aldım. Tekrar analiz yaptım. İlaçlar sahte çıktı. Sonra ilgililer hakkında rapor hazırladım ve savcılığa başvurdum. Ben yapılması gereken her şeyi yaptım”.

Bu konuda Sağlık Bakanlığı haklı...

Zaten yazı dizimde de ilaç alma yetkisinin İbni Sina SGK ve TEB’de olduğunu belirtmiştim ve kılavuzun bir gecede değiştirildiği iddiasınınsa Sağlık Bakanlığı kaynakları ile yaptığım görüşmeye ve açıklamalara istinaden doğru olmadığını yazımda belirtmiştim.

TİTCK ilaç alımı yapamıyor, doğru. Kılavuz bir günde de değiştirilmemiş, biz bunu zaten yazdık. Ama şu soru karşımıza çıkıyor...

 

ŞİMDİ NE OLACAK?

Türk milletinin kaliteli ilaç alması için İran, Arjantin vs. gibi ülkeleri listeden çıkarıyoruz, teşekkür ederiz. Ancak listeye üçüncü dünya ülkelerinden dahi beter durumda olan Bangladeş üretimi ilaçları ekliyoruz. Sonra bu ülkeden gelecek ilacın birini tekrar listeden çıkarıyoruz. 

Neden eklendi? 

Neden çıkarıldı?

Peki, şimdi ne olacak?

Gelin heyecanla okuyacağınızı düşündüğüm yeni aşamayı anlatayım.

Çünkü uluslararası bir skandalla karşı karşıyayız.

Dünya Sağlık Örgütü, 2020 yılında sahte ilaçla ilgili Pasifik, Avrupa ve Amerika ülkelerini kapsayan uyarı yazısı yayımladı. 

 

YASAK GETİRİLDİ

Daha önce istifa mektubunda bulunan iddialar, bu iddialarda yer alan kişiler ile yaptığım görüşmeler, Bangladeş’ten getirilmeye çalışılan ilaçlar, ilaç şirketleri adına AKP’li eski vekilin yaptığı iş takip belgeleri, silahla tehdit ve sahte kanser ilaçları ile ilgili ulaştığım müfettiş raporunda yer alan bilgiler, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve İsviçre İlaç Denetim Kurumu’nun (SWISSMEDIC) yaptığı analiz sonuçları...

Hepsini belgeleriyle paylaşmıştım.

Hatta uyuşturucu ve alkol bağımlılarının kullandığı ilaçların kaçak olarak güzellik merkezlerinden nasıl alındığını yazmıştım.

Bu dosyaları takip ederken İsviçre’den bir bilgi aldım. 

İsviçre İlaç Denetim Kurumu’nun (SWISSMEDIC) resmi sayfasında üç Türk ecza deposu hakkında da sahte ilaç bilgisi yer alıyor. Bu ilaç firmalarının yurtdışına ilaç satmaları yasaklanmış. Türkiye tarafından değil! İsviçre tarafından.

Olay Brezilya’da patlak veriyor. Brezilya Sağlık Düzenleme Kurumu ANVISA, SWISSMEDIC’e Brezilya’nın üç Türk toptancıdan tüm tıbbi ürün ithalatını askıya aldığı bilgisini veriyor.

O firmalar şöyle:

ANKARA TÜRKELİ ECZA DEPOSU LTD.ŞTİ

POROS İLAÇ

KAREN İLAÇ ECZA DEPOSU İTHALAT İHRACAT AŞ

 

YANIT BEKLEYEN SORULAR 

Sahte çıkan ilaçlar Defibrotide (parti 0126), Soliris (parti 1000706, 1003254) ve Harvoni (parti 22VMYA12, 61264902) Türkiye’den Brezilya’ya ihraç ediliyor. 

Yukarıda bahsedilen Soliris partilerinden biri de Türkiye’deki Karen ilaç Ecza Deposu’ndan temin edilmiş ve İsviçreli bir toptancı tarafından Brezilya’ya satılmış.

Defibrotide adlı ilaç (parti 0126) kemik iliği nakli yapılmış hastalarda karaciğerde gelişen “veno okluzif” hastalığının tedavisinde kullanılıyormuş. SWISSMEDIC bunu yayımlamış.

Ya peki Dünya Sağlık Örgütü yayımlamış mı? 

Yayımlamış tabii ki... Hatta ilaç firması da bununla ilgili yazı paylaşmış.

Brezilya, 2020’deki bu yazıyla ilacı yasakladı.

 

CEZA DA KESİLMİŞ

Ya belirtilen diğer ilaç Soliris (parti 1000706, 1003254,1003254).

Bu ilacın satış fiyatı kutu başına 67 bin Türk Lirası değerli okurlar. Soliris nadir görülen bir kan hastalığıyla mücadelede kullanıyor. Bu ilacın resmi dağıtıcısı Alexion adlı firma hakkında haberler yapılmış.

Daha önce ben de yazmıştım. Amerika’daki Securitiesand Exchange Comission’ın (SEC) kararı açıklanmıştı. Firmaya 21 milyon dolar ceza verilmişti.

Bahsi geçen ilaç ruhsatı verilmesi ve ilacın geri ödeme listesine eklenilmesi konularında Sağlık Bakanlığı, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ve SGK’de karar mercii idari makamlardaki bürokratlar ve komisyonlardaki üyelere rüşvet verildiği raporda yer almıştı.

Uzatmayayım.

İşte bu ilacın da sahtesi Poros Paharma ve Ankara Türkeli Ecza Deposu vasıtası ile yurtdışına satılmış. SWISSMEDIC ise 2020 yılında bunu bildirmiş ve firmaları yasaklamış. Sağlık Bakanlığı TİTCK de Nisan 2022 yılında sahte ilaç ile ilgili bir yazı göndermiş ve ilacın sahtesinin var olduğunu doğrulamış ve uyarmış.

Üçüncüsü ise Harvoni (lote 22VMYA12, lote 61264902) isimli ilaç. Hepatit C hastalığında kullanılan bu ilaç kutusu 147 bin TL fiyat ile satılıyor. Dünya Sağlık Örgütü bu ilaçla ilgili de acil kodlu uyarı yapmış.

 

SADECE BİR İLAÇ İÇİN

SWISSMEDIC ve Dünya Sağlık Örgütü Türkiye’den giden sahte ilaçları tespit etmiş ve bunlarla ilgili yazı yayımlamış, uyarmış. 

Bir ilaç ile ilgili Sağlık Bakanlığı TİTCK de yazı yayınlamış. Ancak diğer ilaçlar için... Yok!

SGK’ye ve bağlı olduğu kurum Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerine soruyorum:

Bahse konu üç ilaç SGK’ye alındı mı?

Bu ilaçlar hangi kurum aracılığı ile hangi firmalardan alındı?

SGK deposunda bu ilaçlardan var mı?

Alındı ise hastalara verildi mi?

Cevabınızı iyi düşünün...

 

CEZA DAVASI DEVAM EDİYOR

Adı geçen firmaları aradım ancak sadece Poros firmasına ulaşabildim.

Firma avukatı ile yaptığım görüşmede bu konu hakkında firmanın bir ceza davasında yargılandığını bildirdi. Kendileri ile birlikte yargılanan firmalardan birisinin Anadolu Adliyesi’nde ayrıca davasının sürdüğünü ve beraat ettiğini söyledi. Kendilerinin Brezilya’ya bahse konu ürünleri satmadığını, böyle bir ihracat yapmadığımızı ispatlar şekilde maliye müfettişi tarafından düzenlenen raporlarının olduğunu beyan ettiler. Davanın devam ettiğini de bildirdiler.

Dava dosyalarına da ulaştım.

Sahte ilaç ticareti yapma suçlaması ile Sağlık Bakanlığı TİTCK’nin açmış olduğu bir dava...

Dava dosyasını incelerken karşıma daha önce yazılarımda belirttiğim sahte kanser ilaçlarını satan firma çıktı: Tekiner Ecza Deposu!

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/murat-agirel/meger-piyasa-sahte-ilac-doluymus-2020007