Menü Sağlık Dünyası
Tarih: 07.03.2026 10:00
Liyakatsiz atama, kaos ortamı ve yatakhaneye dönüşmüş yoğun bakım

Liyakatsiz atama, kaos ortamı ve yatakhaneye dönüşmüş yoğun bakım

Facebook Twitter Linked-in

 

Gaziantep Üniversitesi Dahiliye yoğun bakım bilim dalı başkanı Doç Dr Gülseren Elay dün medyada çıkan bir fotoğraf için şunları söyledi.

Benim üç yıl eğitim alarak elde ettiğim yoğun bakım yan dal diplomam var. Bu yan dal eğitim programı da benim diplomam sayesinde açıldı. Eğer ben diplomamı çeksem bu eğitim programı zaten kapanacak. Buna rağmen yoğun bakım alanında diploması olmayan, yoğun bakım eğitimi almamış, mecburi hizmetini yapmamış ve bu alanda yayını yok denecek kadar az ve yetersiz olan bir kişi yıllardır yan dal eğitim sorumlusu olarak tutuluyor. Hatta bu kişi, Haziran ayında, "yoğun bakım eğitimi kapatılsın" diye dilekçe vermiş birisi. Buna rağmen bugün eğitim sorumlusu olarak görevde tutuluyor.

Ben dört yıldır doçentim ve bu eğitim sorumlusu şartlarını sağlayan kişiyim. Buna rağmen benim diplomamla açılan bir programın başına diploması olmayan bir kişi getirildi. Üstelik bu kişi yaklaşık sekiz aydır bir kez bile makale saati yapmadı, eğitim toplantısı yapılmadı.

Bu durumla ilgili Yükseköğretim Kurulu'nun da, Üniversitelerarası Kurul'un da bu kişinin değiştirilmesi gerektiğine dair dekanlığa yazdığı resmi görüşü var. Onlar da bu görevlendirmenin değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Buna rağmen bu atama ısrarla keyfi olarak dekanlık tarafından devam ettirildi. Yaklaşık bir yıldır bu durumla mücadele ediyorum ve konu artık mahkemeye taşındı.

Yan dal eğitimi yaklaşık dokuz ay önce başladı. Daha önce yoğun bakımda asistanlar çok daha düzenli ve disiplinli çalışıyordu. Ancak yan dal eğitimi başladıktan sonra sorunlar ortaya çıktı. Bunu herkes için söylemiyorum ama bazı yan dal uzmanları ve bazı asistanlar mesai saatlerinde odada saatlerce kalmaya başladı. Günde 8–10 saat odada uyunduğuna dair çok sayıda tutanak var ben de bunu çok kez gördüm ve uyardım. Hastalarla ilgilenilmediği yönünde hem hasta yakınlarından hem de personelden çok sayıda şikayet geldi. Diğer bölümlerle yaşanan tartışmalar aksaklıklar bitmek bilmedi. Bilgim dışında hastalar yatırılmaya başlandı. Rotasyona gitmeleri gereken yandal asistanı "ben gitmiyorum, kimse beni gönderemez" diyerek görevlendirildiği bölüme gitmedi. Hemşire arkadaşlar hasta kötüleşti deyince "ben neden uyandırıyorsun sen hallet sabah bakarız" diyerek odadan çıkmayan durumlar  bana yansıdı.

Elbette nöbette doktor da dinlenebilir. Ama dinlenmenin bir sınırı vardır. Bir doktor şokta entübe yaşam savaşı veren bir hasta için çağrıldığında uyanmalı ve hastanın yanına gitmelidir. Odanın kapısını kilitleyip sabaha kadar bilgisayar oyunu oynamak, eğitim sorumlusu bize rahat çalışın diyor deyip hastanın yanına bile uğramamak ya da gündüz mesai saatlerinde  sabah 9.00 ile ikindin 16.00 arası aralıksız uyumak odayı eğlence ve sohpet ortamına  kabul edilebilir bir şey değildir. Zaten bu konuların hepsi tarafımca defalarca resmi olarak dekanlığa bildirilmiş açılan dava dosyasında yer almaktadır 

Bu olaylar büyüyüp tutulan tutanaklar, il sağlık müdürlüğüne kadar yansıyan hasta şikayetleri, yoğun bakım ortamının hastaların tedavisini aksatacak düzeyde lakayıtlaşması üzerine odalarındaki çekyatları kaldırmak zorunda kaldık. Eğer benim böyle bir niyetim olsaydı ben zaten altı yıldır burada çalışıyorum, bunu altı yıl önce yapardım. Çekyatlar 2 gün önce kaldırıldı. Olaylar artık kontrolden çıkıp yoğun bakım odaları yatakhane gibi kullanılmaya başlanınca bu kararı almak zorunda kaldım. Üstelik  asistanlar normalde 1 kişi çalışırken rahat etmeleri için sayıyı 2 e çıkaran da benim. Nöbet ertesi de mesaide kalmıyorlar. Hemşire arkadaşlarında yatmaları için bir yatak değil onlarında  aynı şekilde dinlenme koltukları var . Şu an doktorların odaları mevcut  hatta yoğun bakımda doktor odası dışında geniş bir ortak dinlenme alanı da var.Odaları ellerinden alınmış değil, fotoğrafın çekildiği oda kendi odaları.

Burada önemli bir nokta daha var. Bu kişiler benimle birlikte çalışıyor ama onların geçme kalma puanını ben vermiyorum. Eğitim sorumlusu olarak diploması olmayan bu zemini hazırlayan kişi veriyor. Bu yüzden bazı kişilerden bazıları verilen görevleri açıkça yapmamaya başladı. Rotasyona gitmeyen, odadan çıkmayan, mesai saatlerinde uyuyanlar hasta yakınları ile tartışanlar, görev yerini iziznsiz terkedenler oldu bunların hepsi yargıya taşındı.

Çekyatların kaldırılmasından sonra ise yerde serilmiş bir yatak fotoğrafı sosyal medyada paylaşıldı. Bu fotoğraf biz mahkemeye başvurduktan sadece üç gün sonra ortaya çıktı. Fotoğrafta kimin olduğu bile belli değil. Bu görüntülerin bilerek var olan düzenin değiştirilmemesi için oluşturulduğunu düşünüyorum.

Benim için önemli olan hastaların can güvenliği. Yoğun bakımda kimsenin saatlerce uyuma, bilgisayarda oyun oynama ben bakmıyorum beni rahatsız etmeyin deme müdahaleyi sabaha kadar bekletme verilen görevleri yapmama lüksü yoktur. Hastalara bakmak yerine bu ortamı kaosa çevirenlere karşı gerekli suç duyurularını da yapacağım.

Ben altı yıldır bu yoğun bakımda çalışıyorum. Covid döneminde iki yıl boyunca gece gündüz çalıştık. Depremde bir buçuk ay boyunca gece gündüz yoğun bakımda bizzat kaldım. Nasıl çalıştığımı burada herkes bilir. Bu sorunların bir tanesi bile yaşanmadı. Bu kaostan beslenerek yoğun bakım doktor odasını yatakhaneye çevirmek üniversite ortamında kabul edilemez.  Kimsenin çalışmadan falanca filancayı tanıyarak diploma almasına, hastaların ihmal edilmesine ve bu düzenin devam etmesine izin vermeyeceğim.

Süreç şu anda mahkemede. Ben adaletin yerini bulacağına ve sonunda liyakatli kişinin bu göreve atanacağına inanıyorum.

 

 

Gerçek dışı düzmece videolar çekilip fotoğraflar atıldığı için Doçent Doktor Gülseren Elay Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'na bu tezgahı hazırlayanlar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu da belirtti.

 

 

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —