TÜRK TORAKS DERNEĞİ’NDEN “AKBELEN” UYARISI!

TÜRK TORAKS DERNEĞİ’NDEN “AKBELEN” UYARISI!

Muğla'nın Milas ilçesine bağlı İkizköy'de kömür sahasının genişletilmesi için Akbelen Ormanı'ndaki ağaçların kesilmesine Türk Toraks Derneği de tepki gösterdi.

 

Buradaki  ağaçların kesilmesi durumunda, bölgenin en önemli su kaynağı olan yüzey suyu havzasının işlevini tamamen kaybedeceği belirten Türk Toraks Derneği Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Nilüfer Aykaç, “24 Temmuz 2023 tarihinde sabah 06.00 sularında sosyal medyada paylaşılan görüntüler ile aldığımız bilgiler ışığında Bodrum ve Milas’ı besleyen en önemli su havzasında bulunan Akbelen Ormanı’nda ağaçların kömür ocağı yapmak için kesilmeye başlandığını öğrenmiş bulunmaktayız.” dedi. 

“ORMANLAR %2’LİK ENERJİ SAĞLAMAK İÇİN FEDA EDİLMEMELİ”

Bölgedeki orman ekosisteminin Ören-Yoğunoluk istikametindeki kısmının geçtiğimiz yıllarda ülkemizde yaşanan orman yangınlarında tamamen yok olduğunu hatırlatan Aykaç, “Ayrıca Hüsamlar, Çakıralan, Sekköy, Bağdamlar bölgesindeki orman alanları Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri ile Linyit Maden İşletmesi tarafından kömür elde etmek amacıyla kesilmiştir. Kömür sahasından Kuzeybatı istikametindeki son doğal orman Akbelen Ormanı’dır. Bu yapılanlar ülkemizin de imzaladığı Paris anlaşmasında belirtilen ‘enerji için kömür kullanımını sonlandırma’ taahhüdü ile çelişmektedir. Muğla’daki üç termik santral, Türkiye’nin elektrik ihtiyacının sadece %2’sini oluşturmaktadır ve ülkemizin kurulu enerji gücü ülke ihtiyacını fazlasıyla karşılayacak kapasitededir. Ekosistem ve iklim değişikliğinin önlenmesi için hayati önemi olan ormanlarımız %2‘lik enerji için feda edilemez. Sürdürülebilir bir gelecek için, geleceğimiz, çocuklarımız için bu kıyıma dur diyoruz. Sürdürülebilir kalkınmanın önüne dünyamızın ve tüm canlıların geleceğini koyuyoruz. Akbelen Ormanı’nın kesilmesi durumunda zaten işlevinin büyük bir ölçekte orman yangınları ve kömür madenciliği ile kaybetmiş durumda olan ve bölgenin en önemli su kaynağı olan yüzey suyu havzası işlevini tamamen kaybedecektir.” diye belirtti.

“BU YAPILAN GİRİŞİM, HALKIN SAĞLIKLI BİR ÇEVREDE YAŞAMA HAKKININ ELİNDEN ALINMASIDIR”

Türk Toraks Derneği Çevre Sorunları ve Akciğer Sağlığı Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Sebahat Genç ise,Akbelen Ormanı, yerleşimler, tarım alanları ile maden sahaları arasında kalan son doğal yaşam ortamı olduğu için özellikle Türkiye’nin taraf olduğu Bern Sözleşmesi Ek Liste II Kesin Korunacak Hayvan Türleri listesinde bulunan ve alanda en az bir defa gözlemlenen veya sesi duyulan kuş türlerinin üreme, beslenme, barınma ve dinlenme amacıyla kullandığı doğal yaşam ortamıdır.“ dedi.

Akbelen Ormanı’nın Ören-İkizköy hattı ile İkizköy-Tuzabat ile İkizköy-Çamlıca-Bağyaka hattındaki doğal ormanları birbirine bağlayan doğal bir koridor işlevi sağlamakta olduğuna dikkat çeken Genç, şöyle devam etti: 

“Akbelen Ormanı’nın ortadan kaldırılması, bu doğal ekolojik köprüyü ortadan kaldırarak, Milas’ın güneyi ile kuzeyini birbirinden ayırarak büyük bir doğal yaşam ortamı parçalanmasına sebep olacaktır. Muğla’da var olan üç termik santral ve yarattığı hava kirliliği ve sera gazlarına karşı, karbondioksiti absorbe ederek kirliliği ve sera etkisini azaltan, Muğla’mıza nefes aldıran ormanlarımız yok olursa, turizmin, balın, zeytinin merkezi Muğla büyük yara alacaktır. Bu yapılan girişim, halkın sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının elinden alınmasıdır. Akbelen Ormanı, geçtiğimiz günlerde gerçekleşen orman yangınları ile büyük ölçekte tahrip olan Ören – İkizköy hattındaki ormana bağımlı türler için bir sığınak işlevi de görmektedir. Anayasa’nın 169. maddesi bütün ormanların gözetimi devlete aittir demektedir. Bu nedenle, devam etmekte olan orman kesiminin acil olarak durdurulması gereklidir. Buradan devlet yöneticilerine, Tarım Orman Genel Müdürlüğü ile T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na çağrıda bulunuyoruz: Bu kıyıma dur deyin! Nefes alma kaynaklarımız, ağaçlarımız yangınlarla yok olurken, dünyamız iklim krizi ile yanıp kavrulurken, dünyamızın adeta bir sigortası görevi gören ormanlarımıza kıyılmasına izin vermeyin.”