Hastane Dingonun Ahırı Zaten!

Hastane Dingonun Ahırı Zaten!

Muğla’daki olayda, eski görüntüleri yenilerle montajlayarak “Doktora darp yokmuş. Zaten doktor sinirli biri” diye çarşaf çarşaf haber yapıp halkı doktora, sağlık personeline karşı kışkırtıyorlar!

Karaburun ve Mordoğan arasında küçük bir köyde yer alan evimin bahçesine, komşum ben yokken girmiş, diktiğim ağaçlara zarar vermiş.

Karaburun karakoluna şikayet etmeye gittim.

“Orasına Mordoğan karakolu bakıyor” deyip oraya sevkettiler.

Mordoğan karakoluna girişinde “Bana derhal komutanınızı çağırın!” dedim.

Oradaki onbaşı “Buyrun beyefendi ben size yardımcı olayım” dedi.

“Sen kimsin kardeşim?! Bana komutanını çağır dedim, duymadın mı?” dedim.

O esnada omzunda bir kaç rütbesi olan biri geldi. “Komutan benim, buyrun” dedi.

“Komşum arazime girip diktiğim ağaçları sökmüş. Karaburuna gittim, size gönderdiler. Derhal gidip komşumu tutuklamanızı istiyorum!” dedim.

“Beyefendi o işler öyle yürümez. Buyrun, oturun, bir soluklanın, arkadaşımız ifadenizi alsın. Bakalım, öğrenelim, tetkik edelim, ona göre gereken neyse yaparız” dedi komutan.

“Ne yani şimdi siz benim istediklerimiz yapmıyor musunuz? Ben size yapacağımı biliyorum!” dedim, masanın üstündeki evrakları aldım, bir hışımla dışarı çıktım.

Komutan elimdeki devlete ait resmi evrakları almak için hamle yaparken, evraklar yere düştü. Evrakları yerden alan komutanın kafasını, koltuğumun altına alıp sıkmaya, adamı boğmaya çalıştım. O sırada gözlüğü kırılmış.

Araya giren erler bizi ayırdılar.

Yazıyı dikkatle okuyanlarınızın “Ulan bizim doktor yürek yedi herhalde. Karakolda bunu nasıl yapar!” dediğini duyar gibiyim.

Ben karakolda böyle bir şey yapmış olsam, o karakoldaki en yüksek rütbelisinden, kapıda nöbet tutan ere kadar, kim varsa üstümden geçerdi!

Ama Muğla Eğitim ve Araştırma hastanesinde bir uzman çavuş bunları yaptı. İstediklerini zorla yaptırmaya çalıştı, yaptıramayınca Hastanenin resmi evraklarını alıp giderken, evrakları elinden almaya çalışan doktoru darp etti!

 

Hiç bir Allah'ın kulu karakolda böyle bir şey yapmaz/ YA- PA- MAZ!

Adliyede, belediyede, bankada, vergi dairesinde de böyle bir şey yapmaz!

Nerede yapabilir? HASTANELERDE!

 

Hastanelerde Acil Servise gelip “ben şunu, şunu istiyorum, ultrason, tamoğrafi, mamoğrafi, her şeyi istiyorum! Eşşek gibi yapacaksınız” dediğinizde kimse sizi eşşek sudan gelinceye kadar dövmez. “Orası hastane kardeşim! Vatandaşa ne biçim davranıyorsunuz? Adam can havliyle hareket etmiş. Sinirlerinize hakim olamayacaksanız bu işi yapmayacaksınız” der bir sürü mal!

 

Hastane dingonun ahırı zaten!

Ahırda da her şey mübah!

Orası devletin halka acil durumlarda sağlık hizmeti verdiği yeri değil, halkın stres atma mekanı amq!

 

Yandaş medya ve ona güvenlik kamerası görüntüsü servis edenler ( Devletin güvenlik kamerasına kimin bakma yetkisi var acaba??) Muğla’daki olayda, eski görüntüleri yenilerle montajlayarak “Doktora darp yokmuş. Zaten doktor sinirli biri” diye çarşaf çarşaf haber yapıp halkı doktora, sağlık personeline karşı kışkırtıyorlar!

 

Bile bile, göre göre, planlı bir şekilde halk sağlıkçılara düşman ediliyor!

 

Niye?

Ee çünkü sağlığı özelleştirmek istiyorlar!

 

Önce nefret ekecekler, milletin canına tak edecek, herkes “Böyle hizmet mi olur amk! Satın gitsin” diyecek onlar da “Babalar gibi satacaklar!”

Tıpkı telekomu, elektrik dağıtım şirketlerini, Tüpraş’ı, Şeker Fabrikalarını, Yağ fabrikalarını sattıkları gibi.

Parası olan tedavi olur ( Pardon bir de Suriyeliler. Çünkü onlar da potansiyel oy deposu)

Peki parası olmayan?

Sorayım size; Parası olmayan yağ alabiliyor mu?

Elektrik alabiliyor mu?

Doğalgaz geliyor mu?